Böyle buyurdu ‘yüce’ yargı: Meğer sehven çöle dönmüş
Istranca Ormanları’nda bir taşocağı işletmesi bir yurttaşın tarlasında izinsiz kazı yaptı. Tarlaların sahibi şirketi şikayet etse de mahkeme, işlemde kastın olmadığı gerekçesiyle işletme sahibi hakkında beraat kararı verdi.
Trakya’nın doğa harikası Istranca Ormanları’nda bir taşocağı işletmesinin izinsiz biçimde yurttaşın tarlasına girerek kazı yapması cezasız kaldı. Mahkemenin işlemde kastın olmadığı gerekçesiyle işletme sahibi hakkında beraat kararı verdiği ortaya çıktı. Tarlaların sahibi şarap üreticisi Mustafa Çamlıca söz konusu karara tepki göstererek “Kararı kabul etmiyoruz. ‘Burada kasıt yoktur’ ne demek? Yan taraf zaten maden ocağı. Maden sizin arazinize giriyor. Burada kasıt belli zaten. Buradaki maksat bu arazinin içindeki madeni almak. Hukuki yolları devam edeceğiz” dedi.

Tozaklı Köyü Kil ve Kömür Ocağı işletmesi, Çamlıca’dan habersiz Lüleburgaz, Pınarhisar Tozaklı köyündeki 5 dönüm tarlasına bırakması gereken 20 metre mesafeyi de bırakmayarak girdi ve kazı yaptı. Arazide derin çukurlar açtı. Çamlıca işletmeyi ilgili yerlere şikâyet etti ve işletme sahibi Mehmet Kireçci hakkında ‘hakkı olmayan yere tecavüz etme’ suçundan suç duyurusunda bulundu. Mehmet Kireçci verdiği savunmada yağmurun yağması sonucu çökmelerin olduğunu kasıtlı bir durumunun olmadığını belirterek çevredeki çoğu yeri satın aldıklarını söyledi. Sözkonusu araziyi de almak istediklerini ifade eden Kireçci anlaşamadıklarını dile getirdi. Davayı görüşen Pınarhisar Asliye Ceza Mahkemesi de tarlalar arası çıkan uyuşmazlığın hukuki nitelikte olduğunu belirterek Kireçci’nin suçun işlenmesinde bir kastının olmadığını ifade etti ve beraatine karar verdi.

‘Karar yasaya aykırı’
Çamlıca, kararı temyize götürdü. Çamlıca’nın avukatı İlhan Durmuş yazdığı istinaf dilekçesinde mevcut delillerin Kireçci’nin cezalandırılması için yeterli olduğunu belirterek “Karar usul ve yasaya aykırıdır. Somut dosya kapsamındaki suç delilleri tek tek değerlendirilmemiştir. Karar gerekçesi yoktur, soyut hakim kanaati gerekçe olarak yazılmıştır” dedi.

‘İşletme ceza aldı’
Dilekçede işletmenin izinli sahaları işletmekle yetinmeyip tarlalar ile arasındaki 20 metre yaklaşma mesafesini aşarak Çamlıca’nın tarlalarını tamamen yıkıp tahrip ettiğine dikkat çekildi ve özetle şöyle devam edildi:
Tahrip edilen sahalarda 20 metreden fazla derinlik oluşmuştur. Ortada tarla kalmamıştır. Pınarhisar Kaymakamlığı 26.10.2020 tarihinde men kararı alınmıştır. Yıkıp tahrip edilen tarlalara ait sahalarda halen bir önlem alınmamış olup yıkım ve tahrip devam etmektedir. Pınarhisar Sulh Hukuk Mahkemesi’nin tespit dosyasında yapılan keşif sonucunda verilen bilirkişi raporu ile müvekkil davacı şirketin gördüğü zarar miktarı 1 milyon 402 bin 387 TL olarak tespit edilmiştir. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü tarafından kanuna aykırı maden faaliyeti ile ilgili olarak maden işletme ruhsat sahibi Kireçci’ye idari para ceza uygulanmıştır. Ocakta üretime yönelik davalı şirketin faaliyetleri durdurulmuştur.
Dilekçede son olarak Kireçci’nin yıkma ve yok etme faaliyetlerinin kasti olduğu vurgulanarak Kireçci’nin cezalandırılmasını talep edildi.

‘Gerekli işlemler yapılmıyor’
Halktv.com.tr’ye konuşan Mustafa Çamlıca, kararı kabul etmediklerini belirterek “’Burada kasıt yoktur’ ne demek? Yan taraf zaten maden ocağı. Maden sizin arazinize giriyor. Burada kasıt belli zaten. Buradaki maksat bu arazinin içindeki madeni almak. Üzüm fiyatlarını düşünün. Yılda en az 240 bin zararım var. Sadece bir yıllık hasılatı 240 bin lira buranın” dedi. “Ben burada tecavüzü yapana değil, beni bundan koruması gereken devlete bakarım” diyen Çamlıca özetle şunları söyledi:
Devlet bizim yaptığımız şikayetlere yönelik gerekli tedbirleri almış mı? Yok. Bu tecavüz devam ediyor mu? Ediyor. Tedbir var mı? Yok. Anayasada yazılan mülkiyet hakkını koruması gereken bir devlet yok. Bu tecavüzü önlenmesi gereken kurumlar gerekli işlemi yapmıyorlar. Hukuki yolları devam edeceğiz.